logo

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı

Abdullah Sevim

Abdullah Sevim



11 Haziran 2019, 20:08

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Abdullah Sevim bey ile www.birteksiyaset.com

sitemiz için yapmış olduğumuz ve sizlerin kendisine sormak istediğiniz soruları sorduğumuz röportaj

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz ? .  

1955 Kastamonu doğumluyum.1964'te İstanbul’a geldim. İstanbul İmam Hatip Lisesi ve İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'nü bitirdim. Sonrasında Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Haseki Eğitim Merkezi diye bilinen İhtisas Kursu'nu da ayrıca bitirdim. Sonrasında İslam Hukuku'nda yüksek lisans ve doktora yaptım. 1986'dan beri de aktif siyasetin içindeyim. 1986'da Refah Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyeliği ile siyasete başladım. 
1 yıl sonra MGV İstanbul sorumluluğu verildi. 1987-1996 arası MGV İstanbul İl Başkanlığı yaptım. 1996-98 arası Refah Partisi İstanbul İl Başkan Yardımcılığı, teşkilat başkanlığı görevini yürüttüm. Fazilet Partisi döneminde, izleme komitelerini kurdurmuştu Erbakan Hocam orada görev yaptım. 
Saadet Partisi döneminde de Erbakan Hocamızın genel başkan olduğu kongre ile birlikte Genel İdare Kurulu üyeliği ile görevlendirildim. Arkasından hocamızın vefatından sonra Temel Karamollaoğlu beyin genel başkan olduğu dönemde 1 yıl genel başkan yardımcılığı yaptıktan sonra İstanbul’da kongre vesilesi ile İstanbul İl Başkanlığı görevine getirildim. İşte o gün bugün yaklaşık 2 yıl geçti İl Başkanlığı görevini yapmaya çalışıyorum. Evliyim 3 tane kızım var. 3 tane de kız torunum var. 

Bir ilahiyatçı olarak İngiliz sekülerizmini benimsediğini ifade eden birinin itikaden lider olarak kabul edilmesi caiz midir? Böyle bir talep doğru mudur? 

O röportajda ben de vardım. Özetle Fransız tipi laiklik anlayışı ile İngiliz tipi laiklik anlayışı arasında bir değerlendirme yapılması istenen bir soruya verilen cevaptı. Genel Başkanımız da bu soru üzerine, bu iki tarz arasında bir değerlendirme yaptı.

Saadet Partisi tüm partilere eşit uzaklıkta mı? Saadet Partisi'ne göre CHP'nin, AK Parti'nin veya HDP'nin bir farkı var mı? Terör örgütünün uzantılarını açıkça tel'in eder misiniz?  

Sondan başlayayım. Ben böyle bir soruya cevap vermeyi bile zul addederim!

İlk kısıma gelirsek, Biz Türkiye’de yaşıyoruz her zaman söyledik. Allah razı olsun bu konuda Genel Başkanımızın güzel bir örneği oldu. O da şu. Ben camide namaza durduğum zaman sağımdaki hangi partiden solumdaki hangi partiden diye bakmıyorum veya önümdeki hangi partiden diye bakmıyorum. Sağımdaki şu, solumdaki bu partidenmiş imam falanca partiliymiş onun yanında namaz kılmam, bunun yanında saf tutmam böyle bir şey demeyiz. 
Biz bu ülkede yaşıyoruz. Hangi partiye gönül vermiş olursa olsun beraber bu ülkede yaşıyoruz. Aynı sokakları paylaşıyoruz, aynı işyerlerinde çalışıyoruz, aynı dükkanlar da alış veriş yapıyoruz. Namaz kılıyorlarsa aynı camilerde namaz kılıyoruz, çocuklarımızı aynı okullarda okutuyoruz. Biz bu ülkede insanların özgürce, insanca yaşayabileceği bir ortamın ancak diyalogla mümkün olabileceğini yani konuşarak mümkün olabileceğine inanıyoruz. Yani insanları dışlayarak, ötekileştirerek, kutuplaştırarak ancak teröre hizmet etmiş oluruz.  

Terörü desteklediğini söyleyen siyasetçileri savunduğunuz söyleniyor ? 

Böyle bir şey hiç olmadı, olamaz da. Bizim dünümüz de, bugünümüz de bellidir. Birtakım algı operasyonları ile Milli Görüş Hareketi'ne bu tarz ifadelerde bulunmak en hafif ifade ile hakikatle çelişir.
 

Saadet Partisi yöneticileri olarak son yıllardaki yapmış olduğunuz siyaset neticesinde sevap kazandığınızı düşünüyor musunuz ? 

Biz zaten sevap işlediğimize inanmasak bu işi yapmayız. Kesinlikle yaptıklarımızın doğru olduğuna inanıyoruz. İnanç esaslarımıza, temel esaslarımıza uygun olduğuna inanıyor ve onun için yapıyoruz. Yoksa inanmadığımız bir şeyi biz yapmayız. Bize ahireti kazandırmayacak bir işi biz yapmayız. Bizim derdimiz dünya değil. 

Recep Tayyip Erdoğan’ı İsrail istemiyor, ABD istemiyor, PKK istemiyor, CHP istemiyor siz neden istemiyorsunuz ? 

İyi de gerçekten Recep Tayyip Erdoğan’ı ABD istemiyor mu? Gerçekten İsrail istemiyor mu?  Gerçekten böyle bir şey var mı? Böyle bir şey yok ki. Bu bir algı yönetiminden başka bir şey değil. 
Tayyip Erdoğan'ı ABD'de, İsrail’de istiyor hiçbir problemleri yok. Sadece kayıkçı kavgası yapıyorlar. Gün kurtarılıyor. Dolayısı ile böyle bir şey söz konusu değil. Bugüne kadar AK Parti’nin ABD ve İsrail ile bir problemi olmadı bugünden sonra da bu çizgisini değiştirmezse onlarla bir problem yaşamaz. Bugün Tayyip Erdoğan’ın yaptığı icraatlerden hangisi İsrail’in işine yaramıyor, ABD'nin işine yaramıyor. Ülkeyi iğneden ipliğe her konuda ABD’ye, İsrail’e muhtaç hale getirmişsiniz. İlişkileriniz tıkır tıkır işliyor. Onlardan aldıklarınızdan sattıklarınız çok daha fazla. Kazanıyorlar. 
Efendim İslam dünyasının yerle bir edilmesine AK Parti cephesinden Tayyip Erdoğan cephesinden ciddi bir şey yok. Müdahale söz konusu değil. Müslümanların gazı alınmak için bir şeyler söyleniyor. Kendi ifadesidir ben bu milletin gazını aldım demiştir. Yeniden seçilebilmek için yapılan şeylerdir.  

Recep Tayyip Erdoğan’ın yanlış yaptığını, Ak Parti’nin yanlış yaptığını düşünüyorsunuz bu sizi CHP ile yol arkadaşlığı yapmanıza, siyasi birliktelik yapmanıza neden midir? AK Partiye karşı olmak Milli Görüş partisi iddiasında olan bir siyasi partiyi CHP ile HDP ile omuz omuza olmasını gerektirir mi?  

Biz bir kere Recep Tayyip Erdoğan’a, AK Parti’ye karşı değiliz. Biz onlarla bu ülkede beraber yaşıyoruz aynı gemide seyahat ediyoruz. Dolayısıyla biz onların yaptığı yanlışların karşısındayız. Bu yanlışları CHP de yapsa karşısında oluruz. İçimizden biri yanlış bir şey yapsa da bunun karşısında olmak zorundayız. Bu bizim inancımızın gereği çünkü Peygamber Efendimiz (sav) mealen sizden biri kötü bir şey gördü mü eliyle düzeltsin gücü yetmezse dili ile düzeltsin ona da gücü yetmezse kalbi ile buğzetsin diyor. Kim yanlış yaparsa ona karşı durmak onu yanlışına karşı durmak yani doktorla hasta ilişkisi gibi düşünmemiz gerekiyor. Doktor hasta ile mücadele etmez hastalık ile mücadele eder. Dolayısı ile biz burada AK Parti ile Recep Tayyip Erdoğan ile mücadele etmiyoruz. Yanlış icraatlerı ile mücadele ediyoruz.  

Yanlış icraatlar beraber olduğunuz siyasi partilerde yok mu? 

Şu anda ülkeyi CHP yönetmiyor ki. Ben CHP ile niye uğraşayım? Ülkeyi AK Parti yönetiyor. Bana zararlı olan şeyleri madden ve manen ülkeyi uçurumun eşiğine getiren icraatları yapan AK Parti. CHP iş yapmazken her ihtimale karşı vurdum seni demenin bir anlamı yok ki. 

Millet ittifakı? 

Seçim işbirliği. Aynı şeyi, karşılığı AK Parti’den görsek onunla da yapardık. Ondan görmedik. Onlar bize “sen partiyi kapat öyle gel” dediler. Milli Görüş tarihi boyunca biz seçim ittifakları yaptık hepsini tabelamız altında yaptık. Başka bir partinin tabelası altında seçim ittifakı yapmayız, yapamayız. 

Millet ittifakı bu bahsettiğiniz şekilde olmadı.mı?

Hayır, yine herkes kendi partisine oy verdi. Kendi amblemimiz ile katıldık. 

Sizin partinin aldığı oylar CHP'ye katkı sağlamadı mı? 

Hayır, sağlamadı. Biz bunun hesabını da yaptık. Dileyen de hesabını yapabilir.  

Her birinizin aldığı oylar birbirinize katkı sağlamıyorsa neden ittifak yaptınız ? 

Yüzde 10 barajını geçmek için.  

Yani birbirinize katkı sağlamış oluyorsunuz. 

Barajı geçeceğiz. Önüme yüzde 10 gibi baraj koymuşsun bunu geçemiyoruz. 

Baraj daha öncede vardı. Refah Partisi döneminde yok muydu ? 

O zaman geçebildik ama şimdi geçemiyoruz.  

Refah Partisi'nin geçemediği dönemler de oldu diye biliyorum.  

Oldu o zamanlar da oldu.  

İttifak yapmayabilirdiniz. Yapmamalıydınız. 

Bu da bir görüş. Biz o zaman başka türlü bir değerlendirme yaptık.

Yine sizin hatiplerinizden birinin AK Parti'ye biz kaybettirdik yine kaybettireceğiz şeklinde konuşması var.  

O tamamen Hasan Damar'ın kendi görüş ve konuşması. Saadet Partisi olarak böyle bir siyasetin içerisinde değiliz.

İstanbul’da 103 bin civarınızda oy aldınız. Dolayısı ile 23 Haziran seçiminde CHP'nin kazanmasına sebep olmanız halinde CHP'li başkan ve belediyenin uygulamalarından pişmanlık duyar mısınız? Bir vebal duygusu duyarmısınız? 

Niye vebal duyalım. Bizim kendi partimiz var kendi adayımız var. Kendi adayımıza oy veriyoruz. Eğer AK Parti öyle bir şey olmasını istemiyorsa gelsinler bizim adayımızı desteklesinler. 94 ruhu geri gelsin. CHP'nin gelmesini istemiyorlarsa bizim adayı desteklesinler. 

Fatih Sultan Mehmed’in, Alparslan’ın görüşüne sahip en köklü siyasi partiyiz. Biz AK Parti gibi muhafazakar demokrat falan değiliz. Biz Milli Görüşçüyüz. Onlar her renge her boyaya girebilir ama biz asla rengimizi değiştiremeyiz.  

Uğur Dündar’ı rahmetli Erbakan Hocamı anma gecesine davet etme fikri kimden çıktı ? 

Hocamızın önem verdiği gazetecilerden biridir Uğur bey. Bizzat hocamız son genel başkanlığı döneminde onun programına özellikle çıkmak istemiştir. 

Uğur Dündar’ın Milli Görüş hareketine çok büyük hizmeti olmuştur. İşte Hayatımız programı Milli Görüş hareketinin iktidara gelmesinde önemli bir kilometre taşı olmuştur. Onun için biz insanları ayırmıyoruz. Biz bu ülkede yaşayan 82 milyon insanın birbiri ile kucaklaşmasına talibiz ve bunun mücadelesini sonuna kadar vereceğiz. 
 

Biz Uğur Dündar’ın Milli Görüş’e katkı sağladığını bilmiyorduk. Şimdi öğrendik diyebilirim. 

Tabii tabii çok faydası oldu. İşte Hayatımız programı çok etkili oldu.

Fatih Erbakan bey parti kurdu. Hayırlı olsuna gidecek misiniz ? Kurumsal olarak ziyaret düşünüyor musunuz ?  

Hocamızın oğludur. Gönül isterdi ki Fatih bey ile beraber Saadet Partisi'nde olalım, beraber çalışalım böyle ayrılık gayrılık olmasın. Ama bütün gayretlerimize rağmen böyle bir şeyin olmaması bu ayrılığın olmaması için biz elimizden geleni yaptık. Ama sonunda böyle bir şey oldu. 

Gün ola harman ola. Biz Türkiye’deki her görüşe sahip olan insanla bir araya gelmeyi arzu eden birlikte yaşamayı arzu eden bir görüşün sahipleri olarak tabii ki Fatih Erbakan’la da yine oturulur konuşulur bu ülkenin menfaati için bir araya gelmek gerektiğinde herkesle bir araya gelinebilir. 

Türkiye İttifakı kavramı konuşulmakta, bu ittifaka davet edilseniz katılır mısınız? Türkiye İttifakının içinde olur musunuz? 

Biz bunu her zaman söyledik parti olarak da zamanında söylendi bu teklif de edildi ülkenin problemleri varsa çözülemeyen problemleri varsa ki var yani işsizlik diye bir problemimiz var, enflasyon diye problemimiz var, gelir dağılımında adaletsizlik gibi problemimiz var, üretimsizlik gibi bir problemimiz var, neredeyse ülkemizin dört bir taraftan abluka altına alınması gibi bir problemimiz var. İşte gözümüz önünde Doğu Akdeniz'de gerçekten hepimizi endişelendiren gelişmeler oluyor neredeyse bütün Avrupa'sı ABD'si geldi çöreklendiler. İngiltere’si, Fransa’sı, Güney Kıbrıs bölümünde şu an da üsler kurmaya çalışıyorlar.

Bu problemlerin olduğu bir zamanda tabii ki Türkiye’de ne kadar siyasi parti varsa şu an ülkeyi yöneten kişinin, yani cumhurbaşkanının, bu insanları davet etmesi onlarla konuşması tekliflerini alması temennilerine kulak vermesinden daha doğal bir şey olmaz.  

Konuşmanızdan beka sorunu olduğuna sizde inananlardansınız. Ben öyle anladım.  

Devletseniz her dönem beka sorununuz vardır. Düşmanlarınız vardır. Bunun için de tedbir alınması gerekir. 

S-400 almak bir tedbir değil midir? 

Keşke alınabilse.  

Alınmayacağını mı düşünüyorsunuz ? 

Alınabilir mi alınamaz mı bilmiyoruz. Bekliyoruz yani bu kadar alacağız alacağız deyip de geri adım atılırsa zaten çok büyük bir şey olur.  

Destekliyorsunuz yani ? 

Niye desteklemeyeceğiz ki.  

Var mı böyle bir demeciniz ? S-400 alınmalıdır iktidarı bu konuda destekliyoruz şeklinde bir açıklamanız var mı ? 

Bugün Milli Gazete'de Abdulkadir beyin makalesi vardı S-400 ile ilgili. 

Sizin de içinde bulunduğunuz Millet İttifakı'nın diğer siyasi partileri beka sorunu olduğunu düşünmüyorlar? S-400'ün alınmasının yanlış olduğunu düşünüyorlar. 
 

Öncelikle şunu ifade edeyim. Saadet Partisi bugün bir ittifakın içerisinde değildir. 
Öte yandan AK Parti’nin ifade ettiği şekilde bir beka meselesi Türkiye’de yok. Yani beka meselesini şu anda AK Parti kendi partisinin bekasıyla eşleştirmiş durumda. Dikkat ederseniz Tayyip bey bizzat kendisi söyledi, Allah’ın hikmetine bakın ki Türkiye’nin geldiği noktada AK Parti’nin bekası Türkiye’nin bekası birleşti. Yani AK Parti varsa Türkiye ayakta duracak AK Parti yoksa Türkiye işgal edilecek, ayakta durmayacak. Böyle bir şey olamaz. Son derece yanlış bir şey.  

Çok teşekkür ediyoruz bizlere zaman ayırdınız.   

Metin KARADAYI / Cevizlibağ 

10.06.2019

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.